verb

suffice

yetmek, kâfi gelmek

A few words will suffice.

Birkaç kelime yeterli olacaktır.

Will £100 suffice for your trip?

Yolculuğun için 100 sterlin yeter mi?

((for sth./sb.)) (bir amaç veya kişi için) yetmek. A few words will suffice.

((to do sth.)) (bir şeyi yapmak için) yetmek. Will £100 suffice to cover your costs?

Eş anlamlılar: yetmek, kâfi gelmek; Zıt anlamlılar: yetersiz kalmak, eksik olmak

Latince 'sufficere' (altına koymak, tedarik etmek) kelimesinden, 'sub-' (alt) ve 'facere' (yapmak) köklerinden gelir.

Bunu 'sufficient' (yeterli) kelimesinin fiil hali olarak düşünün. Bir şey 'suffice' edecekse, o 'sufficient' demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.