noun

suite

süit, takım, set

We booked the hotel's bridal suite.

Otelin gelin süitini ayırttık.

She bought a new three-piece suite.

Yeni bir üçlü koltuk takımı aldı.

This software suite includes a word processor.

Bu yazılım paketi bir kelime işlemci içeriyor.

a suite of ((sth.)) bir ((sth.)) takımı/seti We booked a suite of rooms.

Eş anlamlılar: set, collection, series (takım, koleksiyon, seri)

Fransızca 'takip eden şey' anlamına gelen 'suite' kelimesinden gelir. Birbirini takip eden veya bir araya ait olan şeyler setini ifade eder.

Otel 'süiti', birbirini 'takip eden' bir dizi odadır. 'Suit' (takım elbise) kelimesiyle bağlantılıdır, çünkü o da bir takım parçadan oluşur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.