noun

suits

takım elbiseler, renkler (iskambil), davalar

He has two business suits.

İki tane iş takım elbisesi var.

Hearts is one of the four suits in cards.

Kupa, kağıt oyunlarındaki dört renkten biridir.

The company is facing several suits.

Şirket birkaç davayla karşı karşıya.

((number)) suits ((sayı)) adet takım elbise He has two business suits.

Eş anlamlılar: outfits (kıyafetler); lawsuits (davalar)

'suit' kelimesinin çoğulu, Eski Fransızca 'suite' ('takip eden şey', 'set') kelimesinden gelir. Bir takım elbise veya bir kart rengi bir settir.

İş 'takım elbiseleri' (suits) giyen adamların 'davalar' (suits) açtığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.