verb

summarise

özetlemek

Could you summarise the main points of the meeting?

Toplantının ana noktalarını özetleyebilir misiniz?

He summarised the book in three sentences.

Kitabı üç cümlede özetledi.

((bir şeyi)) (bir şeyi) özetlemek Toplantının ana noktalarını özetleyebilir misiniz?

Eş anlamlılar: outline (ana hatlarıyla belirtmek), recap (özetlemek), condense (yoğunlaştırmak), abridge (kısaltmak)

Latince 'summa' (toplam) kelimesinden gelen 'summary' (özet) kelimesinden türemiştir. '-ise' eki onu bir fiil yapar.

'Özetlemek' ('summarise'), bilginin 'toplamını' ('sum') vermektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.