adjective

superficial

yüzeysel, üstünkörü

He has only a superficial knowledge of the subject.

Konu hakkında sadece yüzeysel bir bilgisi var.

The wound was only superficial and not serious.

Yara sadece yüzeyseldi ve ciddi değildi.

yüzeysel ((bir)) ((isim)) yüzeyde, derin olmayan Konu hakkında yüzeysel bir bilgisi var.

yüzeysel ((olmak)) ciddi düşünce göstermeyen Yara sadece yüzeyseldi.

Eş anlamlılar: sığ, üstünkörü; Zıt anlamlılar: derin, etraflı

Latince 'superficialis' (yüzeyin), 'superficies' (yüzey) kelimesinden gelir, bu da 'super-' (üstünde) + 'facies' (yüz) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'yüzeyde'.

'super' kelimesini 'üstünde' ve 'ficial' kelimesini 'face' (yüz) gibi düşünün. Sadece işlerin yüzeyinde olanla ilgilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.