verb

suppress

bastırmak, baskılamak, gizli tutmak, önlemek

The government tried to suppress the news.

Hükümet haberi gizlemeye çalıştı.

He couldn't suppress his laughter.

Kahkahasını bastıramadı.

The rebellion was brutally suppressed.

İsyan acımasızca bastırıldı.

suppress ((sth.)) (bir şeyi) bastırmak The army was sent to suppress the protest.

Eş anlamlılar: restrain, crush, conceal, repress; Zıt anlamlılar: encourage, release, reveal

Latince 'supprimere' kelimesinden, 'sub-' (altında) + 'premere' (bastırmak) kelimelerinden türemiştir. Kelimenin tam anlamıyla 'altına bastırmak'.

Bir şeyi görülmemesi veya duyulmaması için 'aşağıya bastırdığınızı' hayal edin. Elinizi ağzınıza bastırarak bir kıkırdamayı bastırırsınız.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.