adjective

sure

emin, kesin, elbette

Are you sure about that?

Bundan emin misin?

It's a sure sign of winter.

Bu, kışın kesin bir işareti.

Sure, I can help you.

Elbette, sana yardım edebilirim.

((bir şeyden)) emin olmak (bir şey) hakkında emin olmak Are you sure about that?

((bir şeyden)) emin olmak (bir şeye) güvenmek I'm sure of his ability.

kesinlikle ((bir şey yapmak)) (bir şeyi) yapacağı kesin He is sure to win.

Sure (ünlem) Elbette. 'Can you help?' 'Sure.'

Eş anlamlılar: certain, confident, positive; Zıt anlamlılar: unsure, uncertain, doubtful

Eski Fransızca 'seur' (güvenli) kelimesinden, o da Latince 'securus' (kaygısız) kelimesinden gelir.

'Security' (güvenlik) kelimesini düşünün. Kendinizi güvende hissettiğinizde, 'sure' (emin) olursunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.