noun

surprise

sürpriz, şaşkınlık

Her visit was a complete surprise.

Onun ziyareti tam bir sürprizdi.

He looked at me in surprise.

Bana şaşkınlıkla baktı.

I have a surprise for you.

Sana bir sürprizim var.

a surprise for ((sb.)) biri için bir sürpriz Sana bir sürprizim var.

to ((sb.'s)) surprise birinin şaşkınlığına Şaşırtıcı bir şekilde, dükkan kapalıydı.

in surprise şaşkınlık içinde Şaşkınlıkla nefesi kesildi.

Eş anlamlılar: astonishment, shock; Zıt anlamlılar: expectation

Eski Fransızca 'surprise', 'beklenmedik bir ele geçirme', 'sur-' (üzerinde) + 'prendre' (almak) kelimelerinden.

Beklenmedik bir duygu tarafından 'ele geçirildiğinizi' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.