surround
Çeviri
çevrelemek, kuşatmak, etrafını sarmak
Örnekler
The police surrounded the building.
Polis binayı kuşattı.
Tall trees surround the garden.
Yüksek ağaçlar bahçeyi çevreliyor.
He surrounds himself with positive people.
Etrafını pozitif insanlarla çeviriyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi/birini)) çevrelemek Mülkü yüksek bir çit çevreliyor.
((kendini)) ((bir şeyle)) çevrelemek Kendini güzel sanat eserleriyle çevreliyor.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: encircle, enclose, encompass; Zıt anlamlılar: release, free
Etimoloji
Eski Fransızca 'sur-' (üzerinde) + 'onder' (akmak, dalgalanmak), taşmak anlamına geliyordu. Anlamı 'etrafında olmak' şeklinde değişti.
Hafıza İpuçları
'Sur-' (üzerinde, etrafında) ve 'round' (yuvarlak) kelimelerini düşünün. Bir şey sizin 'etrafınızda'dır.