adjective

surrounding

çevredeki, etraftaki

The surrounding area is very beautiful.

Çevre bölge çok güzel.

We explored the city and its surrounding villages.

Şehri ve çevresindeki köyleri keşfettik.

surrounding ((noun)) çevredeki (isim) The surrounding area is very beautiful.

Eş anlamlılar: adjacent, neighbouring, nearby

'surround' fiilinin şimdiki zaman ortacı, 'sur-' (üzerinde) + 'onder' (dalgalanmak) kelimelerinden.

'-ing' eki, bir yerin etrafında aktif olarak 'dolaşan' bir şeyi belirtir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.