noun

surveillance

gözetim, izleme, nezaret

The police kept the suspect under surveillance.

Polis şüpheliyi gözetim altında tuttu.

CCTV surveillance is common in city centres.

Şehir merkezlerinde KGK ile gözetim yaygındır.

under surveillance gözetim altında The police kept the suspect under surveillance.

surveillance of ((sth./sb.)) (bir şeyin/birinin) gözetimi The surveillance of the building was constant.

Eş anlamlılar: observation, scrutiny, monitoring

Fransızcadan, 'sur-' (üzerinde) + 'veiller' (izlemek). Kelimenin tam anlamıyla 'üzerinde izlemek'.

Parçalara ayırın: 'sur-' 'üzerinde' anlamına gelir ve '-veillance' 'veil' (peçe) gibi ses çıkarır. Bir 'peçe' arkasından birinin 'üzerinde' izlediğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.