noun

suspension

askıya alma, uzaklaştırma, süspansiyon

The player received a two-game suspension.

Oyuncu iki maçlık bir uzaklaştırma cezası aldı.

The car has very soft suspension.

Arabanın çok yumuşak bir süspansiyonu var.

The medicine is a white suspension.

İlaç beyaz bir süspansiyondur.

suspension from (a place) ...-den uzaklaştırma He received a suspension from school.

suspension of (sth.) ...-nın askıya alınması They announced the suspension of ticket sales.

a vehicle's suspension bir aracın süspansiyonu The car has soft suspension.

Eş anlamlılar: erteleme, kesinti; Zıt anlamlılar: devam, yeniden başlama

Latince 'suspendere' (asmak) kelimesinden gelen 'suspensio' kelimesinden türemiştir.

Bir arabanın tekerleklerinin süspansiyon sistemi ile gövdeden 'asıldığını' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.