verb

sustain

sürdürmek, devam ettirmek, dayanmak, (zarara) uğramak

The economy has sustained high growth rates.

Ekonomi yüksek büyüme oranlarını sürdürdü.

The roof cannot sustain the weight of the snow.

Çatı karın ağırlığını taşıyamaz.

He sustained serious injuries in the accident.

Kazada ciddi yaralar aldı.

((sth.)) (bir şeyi) sürdürmek Kalite seviyesini sürdürmemiz gerekiyor.

((sth.)) (bir şeyi) taşımak Sütunlar çatıyı taşıyor.

((sth.)) (zarara) uğramak Şirket ağır kayıplara uğradı.

Synonyms: sürdürmek, desteklemek, dayanmak; Antonyms: terk etmek, durdurmak

Latince 'sustinere' (yukarıda tutmak) kelimesinden gelir, 'sus-' (aşağıdan) + 'tenere' (tutmak).

Ağır bir ağırlığı düşmemesi için aşağıdan 'yukarıda tuttuğunuzu' (sustain) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.