adjective

sweet

tatlı, şeker, hoş, sevecen

This tea is too sweet for me.

Bu çay benim için çok tatlı.

She has a very sweet personality.

Çok tatlı bir kişiliği var.

What a sweet little puppy!

Ne kadar tatlı küçük bir köpek yavrusu!

((sweet)) + isim bir ismi tanımlama I like sweet food.

olmak + ((sweet)) yüklem sıfatı olarak This apple is very sweet.

Eş anlamlılar: şekerli, hoş, nazik; Zıt anlamlılar: ekşi, acı, tuzlu

Eski İngilizce'deki 'swēte' kelimesinden, 'tatlı, hoş' anlamına gelen bir Proto-Hint-Avrupa kökünden gelmektedir.

'Sweets' (şekerlemeler) kelimesini düşünün. Bu doğrudan tadıyla bağlantılıdır. Tatlı bir şey yemenin olumlu hissi, 'sweet' (tatlı) bir insan veya 'sweet' (hoş) bir ses gibi diğer anlamlara da uzanır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.