adjective

swivelling

döner, dönebilen

He sat in a swivelling office chair.

Döner bir ofis koltuğunda oturdu.

The swivelling camera captured the entire room.

Döner kamera tüm odayı çekti.

döner bir ((isim)) dönebilen bir ismi tanımlar He sat in a swivelling office chair.

Synonyms: döner, dönen, ekseni etrafında dönen

'to swivel' (dönmek) fiilinin sıfat olarak kullanılan 'present participle' (şimdiki zaman ortacı) halidir.

Daire şeklinde 'dönebilen' bir ofis koltuğu hayal edin. Kelime bu dönme eylemini tanımlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.