adjective

symbolic

sembolik, simgesel

The dove is symbolic of peace.

Güvercin barışın simgesidir.

It was a symbolic gesture of friendship.

Bu, sembolik bir dostluk jestiydi.

((of sth.)) (bir şeyin) sembolü olmak Güvercin barışın sembolüdür.

Eş anlamlılar: representative, emblematic; Zıt anlamlılar: literal, actual

Yunanca 'symbolon' (işaret, simge) kelimesinden gelir. '-ic' eki onu sıfat yapar.

'symbol' (sembol) + '-ic' (sıfat eki) olarak düşünün. Bir şeyin sembol olduğunu tanımlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.