adjective

sympathetic

anlayışlı, sempatik, duygudaş

She was very sympathetic when I was ill.

Hastayken çok anlayışlıydı.

He is sympathetic to our cause.

Davamıza sempati duyuyor.

The film has a sympathetic main character.

Filmin sempatik bir ana karakteri var.

((to/towards sb./sth.)) (birine/bir şeye karşı) anlayışlı, sempatik He is sympathetic to our cause.

sempatik The film has a sympathetic main character.

Eş anlamlılar: compassionate, understanding; Zıt anlamlılar: unsympathetic, indifferent

Yunanca 'syn-' (birlikte) + 'pathos' (his, acı) kelimelerinden gelir. Temel anlamı 'birlikte hissetmek'tir.

Birinin 'pathos'unu (acısını) onunla 'birlikte' ('syn-') hissettiğinizi hayal edin. Bu, şefkat anlamını hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.