noun

tactic

taktik, strateji

We need to discuss a new tactic.

Yeni bir taktik tartışmamız gerekiyor.

It was a clever tactic to delay the meeting.

Toplantıyı geciktirmek akıllıca bir taktikti.

a ((adjective)) tactic ((sıfat)) bir taktik Bu çok akıllıca bir taktikti.

a tactic ((to-inf)) ... yapmak için bir taktik Onun taktiği, onların hata yapmasını beklemekti.

Eş anlamlılar: strategy, plan, manoeuvre, ploy

Yunanca 'düzenlemek' anlamına gelen 'tassein'den türeyen ve düzenlemeyle ilgili olan 'taktikos'tan gelir.

Satranç gibi bir oyun düşünün. Her hamle, daha büyük bir stratejinin parçası olarak bir 'taktiktir'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.