adjective

taking

çekici, cazibeli, büyüleyici

She has a very taking smile.

Çok çekici bir gülümsemesi var.

He had a taking way with people.

İnsanlara karşı çekici bir tavrı vardı.

((a taking + isim)) çekici bir (isim) She has a very taking smile.

Eş anlamlılar: charming, captivating, attractive, engaging; Zıt anlamlılar: repulsive, off-putting

'take' fiilinin şimdiki zaman ortacından, birinin dikkatini veya beğenisini 'yakalamak' veya 'büyülemek' anlamında.

O kadar çekici bir gülümseme veya kişilik hayal edin ki tüm dikkatinizi 'alıyor' (takes).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.