noun

talisman

tılsım, muska

He wore a talisman for good luck.

İyi şans için bir tılsım takıyordu.

The ancient sword was a powerful talisman.

Antik kılıç güçlü bir tılsımdı.

((bir şey)) için bir tılsım (bir şey getirdiğine inanılan bir nesne) He wore a talisman for good luck.

((bir şeye)) karşı bir tılsım (bir şeyden koruduğuna inanılan bir nesne) They used a talisman against evil spirits.

Synonyms: charm, amulet, lucky piece

Arapça 'ṭilasm' kelimesinden, o da Bizans Yunancası 'telesma' (kutsama) kelimesinden, o da Yunanca 'telein' (tamamlamak, bir ayin yapmak) kelimesinden gelir.

Korunmak için 'tılsım' takan 'uzun bir adam' (tall man) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.