verb

talk

konuşmak, sohbet etmek, görüşmek

Let's talk about your plans.

Planların hakkında konuşalım.

She can't talk right now.

Şu an konuşamaz.

He was talking to his friend.

Arkadaşıyla konuşuyordu.

((sb. ile)) ((sth. hakkında)) (biriyle) (bir şey hakkında) konuşmak. Seninle proje hakkında konuşmam gerekiyor.

((sb. -e)) (birine) konuşmak. Patron çalışanlara konuştu.

Eş anlamlılar: speak, converse, chat; Zıt anlamlılar: be silent, listen

Orta İngilizce'deki 'talken' kelimesinden gelir, muhtemelen 'tale' (hikaye) kelimesinin sık kullanımıyla oluşmuştur.

İnsanların 'konuştuğu' bir program olan 'talk show'u düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.