noun

talking

konuşma, sohbet

There was too much talking during the film.

Film sırasında çok fazla konuşma vardı.

Stop talking and listen to me.

Konuşmayı kes ve beni dinle.

((stop)) ((-ing)) bir şeyi yapmayı bırakmak Konuşmayı kes ve dinle.

Synonyms: speaking, conversation, discussion

'talk' fiilinden, ulaç (isim) veya sıfat-fiil yapan '-ing' ekiyle türetilmiştir.

'Konuşma' eyleminin bir nesne veya kavram olarak yakalandığını düşünün. Örneğin, 'Konuşma hiç bitmiyor.'

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.