noun

tan

bronzluk

She came back from holiday with a deep tan.

Tatilden koyu bir bronzlukla döndü.

to get a tan bronzlaşmak I want to get a tan on holiday.

Eş anlamlılar: bronzed skin, sun-kissed look

Ortaçağ Latincesi'nde deri tabaklamada kullanılan 'tannum' (ezilmiş meşe kabuğu) kelimesinden gelir. Ten rengi anlamı buradan türemiştir.

Deriyi kahverengiye çevirmek için tabaklamayı düşünün, tıpkı güneşin cildinizi 'bronzlaştırması' gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.