noun

tapestry

duvar halısı, goblen, karmaşık yapı

A medieval tapestry hung on the wall.

Duvarda bir ortaçağ duvar halısı asılıydı.

The book is a rich tapestry of ideas.

Kitap, zengin bir fikirler dokusudur.

a tapestry of ((sth.)) ((bir şeyin)) dokusu/karmaşık yapısı The film is a tapestry of love and loss.

Eş anlamlılar: duvar örtüsü, işleme, mozaik (mecazi)

Eski Fransızca'da 'halı' anlamına gelen 'tapis' kelimesinden türeyen 'tapisserie'den gelir.

Fransızca'da halı anlamına gelen 'tapis' kelimesini düşünün. 'Tapestry' duvar için dekoratif bir halı gibidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.