noun

tariff

tarife, gümrük vergisi

The government imposed a new tariff on steel.

Hükümet çeliğe yeni bir tarife uyguladı.

Please check the hotel's tariff for room prices.

Oda fiyatları için lütfen otelin tarifesini kontrol edin.

((bir şeye)) tarife uygulamak a tariff on (sth.) İthal arabalarda yüksek bir tarife var.

tarife koymak to impose a tariff Ülke bir tarife koymaya karar verdi.

Eş anlamlılar: duty, tax, levy, charge, price list

İtalyanca 'tariffa' kelimesinden, o da Arapça 'ta'rifa' (bildirim, ödenecek ücretler listesi) kelimesinden gelir.

Türkçedeki 'tarife' kelimesiyle aynı kökten gelir ve benzer anlamlar taşır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.