noun

tears

gözyaşları, yırtıklar

Her eyes were full of tears.

Gözleri yaşlarla doluydu.

There are tears in his jeans.

Kot pantolonunda yırtıklar var.

((çoğul isim)) gözlerden gelen sıvı damlaları Gözleri yaşlarla doluydu.

((çoğul isim)) kumaş veya kağıttaki yırtıklar Kot pantolonunda yırtıklar var.

Eş anlamlılar (ağlama): weeping, crying; Eş anlamlılar (yırtık): rips, splits

Eski İngilizce 'tēar' kelimesinden gelir. Almanca 'Zähre' (gözyaşı) ile ilgilidir. 'Yırtmak' anlamına gelen 'to tear' fiilinin kökeni farklıdır.

İki farklı telaffuza dikkat edin: ağlarken akan gözyaşı için /tɪəz/ ('fears' ile kafiyeli), yırtıklar için /teəz/ ('wears' ile kafiyeli).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.