adjective

teenage

gençlik, ergen

He has a teenage daughter.

Onun genç bir kızı var.

I loved that band in my teenage years.

Gençlik yıllarımda o gruba bayılırdım.

teenage ((isim)) 13 ve 19 yaşları arasına ilişkin She has two teenage children.

Eş anlamlılar: adolescent, youthful

İngilizce'de on üçten on dokuza kadar olan sayılar için kullanılan 'teen' ve 'age' (yaş) kelimelerinden oluşur.

İngilizce'de '-teen' ile biten yaşlarla (thirTEEN, fourTEEN vb.) ilgili olduğunu unutmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.