noun

temptation

ayartma, cazibe

He resisted the temptation to eat the cake.

Kek yeme isteğine karşı koydu.

Chocolate is a big temptation for me.

Çikolata benim için büyük bir cazibe.

((temptation)) to do sth. bir şey yapma isteği/ayartısı Erken ayrılma isteği duydum.

resist/give in to ((temptation)) ayartmaya direnmek/teslim olmak Ayartmaya teslim oldu.

Eş anlamlılar: lure, enticement, allure

Latince 'temptare' (test etmek, denemek) kelimesinden gelir. '-ation' eki onu bir isim yapar.

'To tempt' (ayartmak) fiilini düşünün. 'Temptation' bu eylemin veya duygunun isim halidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.