noun

tendency

eğilim, yatkınlık, temayül

He has a tendency to talk too much.

Çok fazla konuşma eğilimi var.

There is a growing tendency towards smaller families.

Daha küçük ailelere doğru artan bir eğilim var.

a tendency ((to-inf)) bir şey yapma eğilimi Geç kalma eğilimi var.

a tendency ((towards sth.)) bir şeye doğru eğilim Daha sağlıklı beslenmeye yönelik bir eğilim var.

Eş anlamlılar: inclination, propensity, trend; Zıt anlamlılar: aversion

Latince 'germek, yönelmek' anlamına gelen 'tendere' kelimesinden gelir. '-ency' eki bir nitelik veya durumu belirtir.

Bir şeyin belirli bir yöne 'eğilim' gösterdiğini veya meylettiğini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.