adjective

tentative

geçici, tereddütlü, deneme niteliğinde

We have a tentative agreement.

Geçici bir anlaşmamız var.

She took a few tentative steps forward.

İleriye doğru birkaç tereddütlü adım attı.

((tentative bir sth.)) geçici veya belirsiz bir (sth.) We have a tentative agreement.

Eş anlamlılar: geçici, tereddütlü, belirsiz; Zıt anlamlılar: kesin, kati, kendinden emin

Latince 'denemek, hissetmek' anlamına gelen 'tentare' kelimesinden gelir. Bir şeyi denemenin belirsizliğini ima eder.

'Tent' (çadır) kelimesini düşünün. Çadır kalıcı değil, geçici bir yapıdır. Geçici bir plan da geçici bir çadır gibidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.