adjective

terminal

ölümcül, son, nihai, terminal

He has a terminal illness.

Ölümcül bir hastalığı var.

This is the terminal station on this line.

Burası bu hattın son istasyonu.

We waited at the airport terminal.

Havaalanı terminalinde bekledik.

((terminal bir şey)) sonda olan veya ölüme neden olan bir şeyi tanımlar. Terminal bir hastalığı var.

((bir/o terminal)) yolculukların bittiği yer. Havaalanı terminalinde bekledik.

Synonyms: final, son, çaresiz; Antonyms: başlangıç, tedavi edilebilir

Latince 'son, sınır' anlamına gelen 'terminus' kelimesinden gelir. Bir sonla ilgili bir şeyi ifade eder.

Bir yolculuğun 'sonunu' (havaalanı terminali) veya bir yaşamın 'sonunu' (ölümcül hastalık) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.