noun

terrace

teras, taraça, sıra ev

We had lunch on the hotel terrace.

Öğle yemeğini otelin terasında yedik.

They live in a Victorian terrace.

Viktorya döneminden kalma bir sıra evde yaşıyorlar.

The hills were covered in rice terraces.

Tepeler pirinç teraslarıyla kaplıydı.

((terrace'ta)) terasta We had lunch on the hotel terrace.

((bir ... terrace)) bir ... sıra ev They live in a Victorian terrace.

Eş anlamlılar: patio, balcony, veranda

Eski Fransızcadan, Latince 'terra' (toprak) kelimesinden gelir. Başlangıçta yükseltilmiş toprak set anlamına geliyordu.

Bir 'terasta' oturup 'araziyi' (terrain) izlediğinizi hayal edin. Her ikisi de 'terra' (toprak) kelimesinden gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.