noun

territory

bölge, arazi, alan

The army crossed into enemy territory.

Ordu düşman topraklarına girdi.

This subject is unfamiliar territory for me.

Bu konu benim için yabancı bir alan.

The lion marked its territory.

Aslan kendi bölgesini işaretledi.

((isim)) bir hükümdarın veya devletin yetkisi altındaki toprak alanı Ordu düşman topraklarına girdi.

((sb.'s)) territory bir hayvan veya kişi tarafından savunulan bir alan Aslan kendi bölgesini işaretledi.

Synonyms: area, region, zone, domain

Latince 'territorium' (bir kasabanın etrafındaki arazi) kelimesinden, o da 'terra' (toprak, yeryüzü) kelimesinden gelir.

Latince 'toprak' anlamına gelen 'terra' kelimesini içerir. Bir 'territory' bir toprak parçasıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.