verb

testify

tanıklık etmek, ifade vermek

He will testify in court tomorrow.

Yarın mahkemede tanıklık edecek.

The results testify to his hard work.

Sonuçlar onun sıkı çalışmasına tanıklık ediyor.

((biri)) to testify ((against/for biri)) birinin aleyhine/lehine tanıklık etmek She agreed to testify against her former boss.

((bir şey)) to testify ((to bir şey)) bir şeye tanıklık etmek, kanıtı olmak The high sales testify to the product's quality.

Eş anlamlılar: attest, declare, affirm, give evidence

Latince 'testis' (tanık) + '-fy' (yapmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'tanık yapmak' demektir.

Mahkemede bir tanığın hikayesinin doğruluğunun 'test edildiğini' hayal edin. Tanıklık etmek, bu test için bir ifade vermektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.