determiner

that

şu, o

Look at that house.

Şu eve bak.

That is my car.

O benim arabam.

I know that you are right.

Senin haklı olduğunu biliyorum.

It wasn't that difficult.

O kadar da zor değildi.

((+ isim)) belirtici olarak Şu... That book is interesting.

((zamir olarak)) bir şeye atıfta bulunmak için O... That is my house.

((+ yan cümle)) bağlaç olarak -dığını/-diğini She said that she was happy.

((+ sıfat/zarf)) zarf olarak o kadar... It's not that cold today.

Eş anlamlılar: the one; Zıt anlamlılar: this

Eski İngilizce'deki 'þæt' (nötr işaret zamiri) kelimesinden gelir.

Sizden daha uzaktaki bir şeyi işaret etmek için 'that' kullanın. 'This' yakındaki şeyler içindir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.