adverb

then

o zaman, sonra, öyleyse

I was living in London then.

O zamanlar Londra'da yaşıyordum.

First cook the onions, then add the garlic.

Önce soğanları pişirin, sonra sarımsağı ekleyin.

If it rains, then we'll stay inside.

Eğer yağmur yağarsa, o zaman içeride kalırız.

(cümlecik), then (cümlecik) olayların sırasını belirtmek için kullanılır Önce alışverişe gittik, sonra eve gittik. First we went shopping, then we went home.

If (koşul), then (sonuç) bir sonucu göstermek için kullanılır Eğer yorgunsan, o zaman dinlenmelisin. If you are tired, then you should rest.

o zaman (geçmişte belirli bir noktada) O zamanlar seni tanımıyordum. I didn't know you then.

Eş anlamlılar: afterwards, next, consequently; Zıt anlamlılar: now.

Eski İngilizce 'þanne', 'þonne' kelimelerinden gelir. 'that' ve 'the' ile ilgilidir.

'when' (ne zaman) ile kafiyelidir. 'When' soruyu sorar, 'then' (o zaman) zamanla ilgili cevabı verir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.