adjective

thin

ince, zayıf, seyrek

This is a very thin book.

Bu çok ince bir kitap.

He is a tall, thin man.

O, uzun boylu, zayıf bir adam.

The soup is too thin.

Çorba çok sulu.

His hair is getting thin.

Saçları seyreliyor.

((thin)) + ((noun)) iki zıt taraf arasında küçük bir mesafeye sahip olan This is a very thin book.

((sb./sth.)) + is/are + ((thin)) şişman olmayan; zayıf He is a tall, thin man.

Synonyms: slim (ince), slender (narin); Antonyms: thick (kalın), fat (şişman), dense (yoğun)

Eski İngilizce'de 'gerilmiş' veya 'yayılmış' anlamına gelen 'þynne' kelimesinden gelir.

Türkçedeki 'ince' kelimesi gibi çok yönlüdür: ince kitap, ince (zayıf) adam, ince (sulu) çorba, ince (seyrek) saç.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.