noun

thing

şey, nesne, konu, mesele

What is that thing on the table?

Masadaki o şey ne?

The main thing is to stay calm.

Önemli olan sakin kalmak.

It's a strange thing to say.

Bunu söylemek tuhaf bir şey.

a/the thing ((on/in sth.)) (... üzerindeki/içindeki) şey Masadaki o şey ne?

the ... thing is that ... ... olan şey ... olmasıdır Önemli olan şey güvende olmandır.

Eş anlamlılar: object, item, matter, affair

Eski İngilizce'de 'meclis, mesele, nesne' anlamına gelen 'þing' kelimesinden gelir. Başlangıçta yasal bir meclisi ifade ediyordu.

'Thing' çok genel bir kelimedir. Adını bilmediğiniz herhangi bir nesneye veya soyut bir fikre atıfta bulunmak için kullanın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.