verb

thinks

düşünmek, sanmak, inanmak

She thinks it's a good idea.

Onun iyi bir fikir olduğunu düşünüyor.

He thinks about his family often.

Sık sık ailesini düşünür.

((sb.)) thinks ((that ...)) (~dığını) düşünmek, sanmak She thinks that it's a good idea.

((sb.)) thinks about ((sth./sb.)) (~hakkında) düşünmek He thinks about his family often.

((sb.)) thinks of ((sth./sb.)) (~hakkında) ne düşünmek, aklına gelmek What do you think of my new car?

Eş anlamlılar: believe, consider, suppose, reckon; Zıt anlamlılar: doubt, disregard

Eski İngilizce'deki 'þencan' kelimesinden gelir ve 'thank' (teşekkür etmek) ile ilişkilidir. Aslında 'kendine öyle görünmesini sağlamak' anlamına geliyordu.

Düzensiz geçmiş zaman halini unutmayın: 'I think today, I thought yesterday.'

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.