adjective

thoughtful

düşünceli, anlayışlı, dalgin

That was a very thoughtful gift.

Bu çok düşünceli bir hediyeydi.

He looked thoughtful for a moment.

Bir anlığına dalgın göründü.

((thoughtful of sb.)) ((to do sth.)) birinin bir şey yapmasının düşünceli olması It was thoughtful of you to call.

((düşünceli bir kişi/hediye)) düşünceli bir kişi/hediye She gave me a thoughtful look.

Eş anlamlılar: considerate, caring, pensive; Zıt anlamlılar: thoughtless, inconsiderate

'thought' (düşünce) + '-ful' (dolu). Kelimenin tam anlamıyla 'düşünce dolu'.

Başkaları için 'düşünce dolu' ('full of thought') olan biri düşüncelidir (thoughtful).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.