adjective

threatening

tehditkar, korkutucu

He received a threatening letter.

Tehdit içeren bir mektup aldı.

The dark clouds look threatening.

Kara bulutlar tehditkar görünüyor.

tehditkar bir ((isim)) tehditkar bir mektup, tehditkar bir bakış He received a threatening letter.

Eş anlamlılar: menacing, intimidating, ominous; Zıt anlamlılar: friendly, reassuring, harmless

'threaten' fiilinin şimdiki zaman ortacı. '-ing' eki, devam eden bir niteliği belirten bir sıfat oluşturur.

Yağmur yağmakla 'tehdit eden' büyük, kara bir bulut hayal edin. Bu, kelimeyi yaklaşan bir tehlike duygusuyla ilişkilendirir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.