verb

throw

atmak, fırlatmak, düzenlemek, şaşırtmak

He threw the ball to the dog.

Topu köpeğe attı.

Let's throw a party for her birthday.

Doğum günü için bir parti verelim.

The question threw me for a moment.

Soru bir anlığına kafamı karıştırdı.

((sth.)) ((at/to sb./sth.)) birine/bir şeye bir şey atmak He threw the ball to the dog.

((a party/event)) bir parti düzenlemek Let's throw a party for her birthday.

((sb.)) birinin kafasını karıştırmak The question threw me for a moment.

Synonyms: hurl, cast, toss, launch

Eski İngilizce'de 'bükmek, döndürmek' anlamına gelen 'þrāwan' kelimesinden gelir. 'Fırlatmak' anlamı daha sonra gelişmiştir.

Kelime, havada uçan bir şeyin çıkardığı 'vın' sesine biraz benzer. Düzensiz formları unutmayın: throw, threw, thrown.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.