adjective

thrilling

heyecan verici, heyecanlı, sürükleyici

The book has a thrilling plot.

Kitabın heyecan verici bir konusu var.

It was a thrilling end to the match.

Maçın heyecan verici bir sonuydu.

a thrilling ((noun)) heyecan verici bir (isim) The book has a thrilling plot.

Eş anlamlılar: exciting, gripping; Zıt anlamlılar: boring, dull

'thrill' fiilinin sıfat olarak kullanılan şimdiki zaman ortacı. Heyecan yaratan bir şeyi tanımlar.

Bir şey *heyecan verici* (thrilling) ise, sizin *heyecanlanmanıza* (thrilled) neden olur. Unutmayın: -ing neden için, -ed duygu için.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.