verb

thwart

engellemek, bozmak, köstek olmak

They thwarted the enemy's plan.

Düşmanın planını bozdular.

Her ambition was thwarted by a lack of funds.

Hırsı, para yetersizliği yüzünden engellendi.

((bir şeyi)) engellemek They thwarted the enemy's plan.

Eş anlamlılar: engellemek, bozmak, önlemek; Zıt anlamlılar: yardım etmek, desteklemek

Eski Nors dilinde 'karşıdan karşıya' anlamına gelen 'þvert' kelimesinden gelir. Birinin yoluna 'karşıdan karşıya' bir şey koyup onu engellediğinizi hayal edin.

İçindeki 'war' (savaş) kelimesini düşünün. Savaşta düşmanın planlarını engellemeye çalışırsınız.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.