ticking
Çeviri
tıklamak, işaretlemek, tıkırdamak
Örnekler
The clock was ticking loudly.
Saat yüksek sesle tıkırdıyordu.
Please tick the box if you agree.
Katılıyorsanız lütfen kutucuğu işaretleyin.
Time is ticking away.
Zaman akıp gidiyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((no object)) tıkırdamak Saat yüksek sesle tıkırdıyordu.
((sth.)) (bir şeyi) işaretlemek Katılıyorsanız lütfen kutucuğu işaretleyin.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: tıklamak, takırdamak (ses); işaretlemek, çek atmak (eylem)
Etimoloji
Yansıma sözcük, bir saatin sesini taklit eder.
Hafıza İpuçları
Bir saat zamanı belirtmek için 'tıkırdar' (ticks), tıpkı sizin bir kutuyu işaretlemek için 'işaretlemeniz' (tick) gibi.