adjective

timbered

ahşap iskeletli, ağaçlı

It was a beautiful old timbered house.

Güzel, eski, ahşap iskeletli bir evdi.

They walked through the heavily timbered hills.

Yoğun ağaçlı tepelerde yürüdüler.

((sıfat)) + ((isim)) ahşap iskeletli bir kulübe a timbered cottage

Eş anlamlılar: wooden, wooded

'timber' (inşaat kerestesi) + sıfat yapan '-ed' eki ('-li, -lı' anlamında).

Dışında koyu renkli ahşap kirişleri (timber) görünen klasik bir Tudor tarzı ev hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.