adjective

timely

zamanında, yerinde, vaktinde

It was a timely reminder of my duties.

Görevlerimin zamanında bir hatırlatıcısıydı.

The report was published in a timely fashion.

Rapor zamanında yayınlandı.

((zamanında bir + isim)) zamanında, yerinde Zamanında bir müdahale kazayı önledi.

Synonyms: opportune, prompt; Antonyms: untimely, late

'time' (zaman) + sıfat yapan '-ly' ekinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'doğru zamanda' demektir.

'Tam zamanında' olan bir şeyi düşünün. Zamanında varmak iyi bir şeydir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.