noun

timing

zamanlama, vakit, süre ölçümü

His timing for the joke was perfect.

Şaka için zamanlaması mükemmeldi.

The timing of the event is crucial for its success.

Etkinliğin zamanlaması başarısı için çok önemlidir.

((bir şeyin)) zamanlaması (bir şeyin) vakti The timing of the announcement was surprising.

Eş anlamlılar: an, vesile, programlama, senkronizasyon

'to time' (zamanlamak) fiilinden, isim yapan '-ing' ekiyle türetilmiştir. 'Time' kelimesi Eski İngilizce 'tīma'dan gelir.

Bir saatin 'tik-tak' sesini düşünün. Zamanlama, doğru anda 'tik' sesini yakalamakla ilgilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.