adjective

tiny

ufacık, minicik

It's a tiny insect.

O ufacık bir böcek.

There's a tiny chance of success.

Başarı şansı çok az.

((tiny)) + ((noun)) aşırı derecede küçük. A tiny mouse ran across the floor.

Eş anlamlılar: minicik, küçücük, ufak; Zıt anlamlılar: kocaman, devasa, muazzam

Kökeni belirsiz, muhtemelen 'küçük nehir' anlamına gelen bir kelimeden geliyor.

'tiny' kelimesinin 'small' kelimesinden bile daha küçük olduğunu unutmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.