noun

tip

tavsiye, uç, bahşiş, çöplük

He gave me a good tip for the race.

Yarış için bana iyi bir tüyo verdi.

She left a generous tip for the waiter.

Garsona cömert bir bahşiş bıraktı.

The tip of the pen is very fine.

Kalemin ucu çok ince.

We took the old sofa to the tip.

Eski kanepeyi çöplüğe götürdük.

((bir tavsiye/tüyo)) ((için sth.)) (bir şey) hakkında bir tavsiye He gave me a good tip for the race.

((bir bahşiş)) ((için sb.)) (birisi) için bir bahşiş She left a generous tip for the waiter.

((ucu)) ((bir şeyin)) (bir şeyin) ucu The tip of the pen is very fine.

Eş anlamlılar: tavsiye, ipucu, uç, son, bahşiş

Kökeni belirsizdir, muhtemelen 'nokta' veya 'uç' anlamına gelen Aşağı Almanca veya İskandinav bir kelimeden gelmektedir.

Parmağınızın *ucu* (tip) ile garson için bırakılan *bahşişin* (tip) yanındaki peçetede yazılı iyi bir *tavsiyeyi* (tip) işaret ettiğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.